
Mehmet Behçet Yazar Kimdir? Hayatı, Eserleri ve Edebî Anlayışı
Mehmet Behçet Yazar, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan edebî ve kültürel dönüşüm sürecini birebir yaşayan, bu süreci hem şiir hem de düşünce yazılarıyla yansıtan önemli bir isimdir. Şair, öğretmen ve yazar kimliklerini aynı çizgide buluşturan Mehmet Behçet, edebiyatla kurduğu ilişkiyi yalnızca estetik bir uğraş olarak değil, aynı zamanda kültürel ve toplumsal bir sorumluluk alanı olarak ele almıştır.
İçindekiler (Hızlı Erişim)
Mehmet Behçet Yazar’ın Hayatı ve Eğitimi
Mehmet Behçet, Rumi 1306 – Miladi 1890 yılında Halep’te dünyaya gelmiştir. Babası Halep Bidâyet Mahkemesi Başkâtibi Mehmet Beşir Efendi, annesi ise Üsküdarlı Dayıoğlu namıyla bilinen rüsûmat muhasebecisi Rıza Efendi’nin kızı Emine Maide Hanım’dır. Aile, önce “Mollaoğulları”, ardından “Katipzâde” adıyla tanınmış; 1934 yılında ise “Yazar” soyadını almıştır.
İlk öğrenimini Halep’te, lise eğitimini Selanik’te tamamlayan Mehmet Behçet, 28 Temmuz 1910 tarihinde İstanbul Darülfünunu Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur. Hukuk öğrenimi sırasında Orman ve Maâdin ve Ziraat Nezâreti Hukuk Müşavirliği Kalemi’nde staj yapmış; aynı dönemde Tanin ve Tasvir-i Efkâr gazeteleri adına muhabirlik faaliyetlerinde bulunmuştur.
Meslek Hayatı ve Görevleri
1910 yılında Ceride-i Adliye’de muharrir olarak göreve başlayan Mehmet Behçet, aynı yıl Beyrut Sultanisi’ne edebiyat öğretmeni olarak atanmıştır. Beyrut’un 1918’de İtilaf devletlerince işgal edilmesi üzerine İstanbul’a dönmüş, ardından Kastamonu Sultanisi müdürlüğü görevini üstlenmiştir. 1921 yılına kadar Kastamonu’da kalan yazar, daha sonra Matbuat ve İstihbarat Umum Müdürlüğü için Ankara’ya gitmiş; burada Dâhilî İrşad ve Propaganda memurluğu ile İstihbarat Müdürlüğü görevlerinde bulunmuştur.
Bu süreçte Ankara Kız Öğretmen Okulu’nda Türkçe ve edebiyat dersleri vermiştir. 30 Eylül 1922 – 6 Ekim 1923 tarihleri arasında Kastamonu Maarif Müdürlüğü görevini yürütmüş, ardından Maarif Vekâleti Müfettişliği vazifesiyle yeniden Ankara’ya dönmüştür. 1927 yılından itibaren İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yapan Mehmet Behçet, Üsküdar Erkek Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi ve Haydarpaşa Lisesi’nde görev almıştır.
Gözlerindeki rahatsızlık nedeniyle 8 Kasım 1951’de meslek hayatını sonlandıran yazar, 2 Temmuz 1980 tarihinde İstanbul’da hayatını kaybetmiştir.
Edebiyata Yönelişi ve Fecr-i Âti Dönemi
Mehmet Behçet’in edebiyata olan ilgisi Halep İdadisi yıllarında başlamış, Selanik’te hocaları Muallim Cudi, Kazım Nami ve Muslihiddin Âdil sayesinde belirgin biçimde artmıştır. Hukuk tahsili için İstanbul’a geldiğinde ise dönemin canlı şiir ve edebiyat ortamı içinde yer almış, ileride Fecr-i Âti topluluğunu oluşturacak gençlerle üniversite sıralarında bir araya gelmiştir. 24 Şubat 1910 tarihinde Fecr-i Âti’ye katılan Mehmet Behçet, topluluğun en genç üyelerinden biri olarak dikkat çekmiştir.
Fecr-i Âti’nin sanat ve edebiyat anlayışına uygun biçimde şiir ve mensur şiir tarzında “fanteziler” kaleme alan yazarın ilk yazısı Hanımlara Mahsus Gazete’de yayımlanmıştır. Daha sonra Bahçe, Servet-i Fünun, Resimli İstanbul, Resimli Kitap, Şehbal, Tasvir-i Efkâr, Beyrut, Nedim, Musavver Muhit, Âşiyân, Mehâsin, Şiir ve Tefekkür, Tanin, Şair, Kanad, Açıksöz, Gençlik, Anadolu Duygusu, Sebilürreşad, Anavatan Mecmuası, Çocuk Dünyası, İctihad, Türk Tarih Encümeni Mecmuası, Yücel, Yedigün gibi dönemin önemli süreli yayınlarında şiirleri ve yazıları yayımlanmıştır.
Bu yayınlarda “Mehmet Behçet”, “M. Behçet”, “Nidâ”, “M.B.”, “Tosya M.B.” ve “Muallim Mehmet Behçet” imzalarını kullanan yazarın, özellikle Tanin gazetesinde imzasız yazılarının da bulunduğu belirtilmektedir.
Şiir Kitapları ve Yazı Hayatı
Yaklaşık kırk yıla yayılan yazı hayatının (1908-1948) ilk döneminde Fecr-i Âti anlayışına uygun şiirler, mensur şiirler ve fanteziler kaleme alan Mehmet Behçet, şiirlerini büyük ölçüde Servet-i Fünun’da yayımlamıştır. Bu şiirlerden oluşan Erganun adlı ilk şiir kitabı 1911 yılında basılmıştır.
1925 yılında yayımlanan Buhurdan, daha önce süreli yayınlarda yer alan ve “fantezi” olarak adlandırılan mensur parçalardan oluşmaktadır. Yumak ise 1938’de yayımlanan ikinci ve son şiir kitabıdır. Bunların yanı sıra, kütüphanesinin bağışlandığı İ.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü’nde bulunan yayımlanmamış Çile adlı bir şiir kitabı; Kutu Kapakları isimli manzum hiciv parçalarını içeren bir eser ve Mahuf Uçurumlar adlı manzum-mensur karışık bir eserinin daha bulunduğu ifade edilmektedir.
Şiir Anlayışı, Türler ve Biçim Özellikleri
Mehmet Behçet’in şiirleri, konu ve biçim bakımından geniş bir çeşitlilik gösterir. Aşk, tabiat, toplum, din, sanat ve hikmet gibi temalar, şairin şiir dünyasında birlikte yer alır. Bunun yanında özellikle Kutu Kapakları adlı yayımlanmamış eserinde, toplumsal ve siyasal hayata yönelik hicivlerin öne çıktığı görülür. Bu yönüyle Mehmet Behçet, yalnızca bireysel duyarlıkları değil, yaşadığı dönemin sosyal gerçekliğini de şiirine taşıyan bir şairdir.
Erganun’da, diğer Fecr-i Âti şairlerinde olduğu gibi, daha çok ferdi konulara ağırlık veren Mehmet Behçet, Cumhuriyet sonrasında kaleme aldığı şiirlerde ise halk ve divan edebiyatına ait imaj, mazmun ve benzetmelerden yararlanmıştır. Bu değişim, şairin estetik anlayışının dönemsel koşullarla birlikte dönüştüğünü göstermesi bakımından dikkat çekicidir.
Nazım biçimleri açısından da geniş bir yelpazeye sahip olan Mehmet Behçet, yeni Türk şiiri nazım biçimlerinden soneyi, divan şiiri nazım biçimlerinden kıt’a ve mesneviyi, halk şiiri biçimlerinden ise koşmayı sıkça tercih etmiştir. Ölçü bakımından şiirlerinde çoğunlukla aruz veznini kullanmış; Cumhuriyet sonrasında ise hece vezniyle de şiirler kaleme almıştır. Bu durum, onun gelenekle bağını koparmadan yeni arayışlara yöneldiğini gösterir.
Mensur Şiir ve Diğer Edebi Çalışmaları
Mehmet Behçet’in üzerinde durduğu önemli edebi türlerden biri de mensur şiirdir. Döneminde “fantezi” olarak adlandırılan bu mensur parçalarda ele alınan konular, şiirlerinde işlediği temalarla büyük ölçüde benzerlik gösterir. Bu metinlerde şiirsel anlatım, düzyazı biçimi içinde estetik bir yoğunluk kazanır.
Şair, şiir ve mensur şiirin yanı sıra edebiyat, kültür, siyasi-sosyal ve eğitim konulu yazılar da kaleme almıştır. Edebiyata dair eserlerinden Genç Şairlerimiz ve Eserleri, 6 Mart 1936’da Kadıköy Halkevi’nde verilen konferansın metni olup aynı yıl kitap olarak basılmıştır. Bu eser, 1908’den 1936’ya kadar Türk şiirinin bir görüntüsünü ortaya koymayı amaçlar.
Genç Romancılarımız ve Eserleri ise 8 İkinci Kânun 1937’de yine Kadıköy Halkevi’nde verilen bir konferansın metni olarak yayımlanmıştır. Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı, Mehmet Behçet’in hayattayken basılan son eseridir. Antoloji mahiyetindeki bu eserin “Hayatta bulunan edebiyatçılarımızın hal tercümelerini, neşrettikleri eserlerin bibliografisini ve en güzel parçalarını” içereceği ifade edilmiştir. (Yazar 1938: 9)
Şiir
- Erganun – Tanin Matbaası / İstanbul – 1327 / 1911 – Şiir
- Yumak – Kanaat Kitabevi / İstanbul – 1938 – Şiir
Mensur Şiir
- Buhurdan (Fanteziler) – Matbaa-i Ahmet İhsan ve Şürekâsı / İstanbul – 1925 – Mensur Şiir
Hikâye
- Orhan ile Gümüş – Milli Matbaa / İstanbul – 1926 – Hikâye
- Orhan’ın Deniz Eğlenceleri – Milli Matbaa / İstanbul – 1926 – Hikâye
- Orhan’ın Hayvanlar Bahçesi – Milli Matbaa / İstanbul – 1927 – Hikâye
- Orhan’ın Tayyareciliği – Türk Tayyare Cemiyeti Neşriyatı / İstanbul – 1931 – Hikâye
İnceleme
- Genç Şairlerimiz ve Eserleri – Ahmet Sait Basımevi / İstanbul – 1936 – İnceleme
- Genç Romancılarımız ve Eserleri – Ahmet Sait Basımevi / İstanbul – 1937 – İnceleme
Diğer / Araştırma – Kültür
- Beyrut Vilâyeti – 1. Cilt (Cenup Kısmı) – Vilâyet Matbaası / Beyrut – 1333–1335 / 1917–1919 – Diğer
- Beyrut Vilâyeti – 2. Cilt (Şimal Kısmı) – Vilâyet Matbaası / Beyrut – 1333–1336 / 1917–1920 – Diğer
- Kastamonu Âsâr-ı Kadîmesi – Matbaa-i Âmire / İstanbul – 1341 / 1925 – Diğer
- Edebiyatçılarımız ve Türk Edebiyatı – Kanaat Kitabevi / İstanbul – 1938 – Diğer
Biyografi
- Edebiyatçılar Âlemi – 21. Yüzyıl Yayınları / Ankara – 1999 – Biyografi


